Bir Liderin Stres Hakkında Bilmesi Gereken Her Şey

 

Sizce kim daha çok stres altında, çalışanlar mı yoksa patron mu? Bu bir liderlik seminerinde sorulduğunda neredeyse tüm liderler kendilerinin daha çok stres altında olduklarını söylerler. Fakat yanılıyorlar. Verilere göre, çalışanlar, liderlik pozisyonlarında bulunmayanlar; iş ortamında çok daha fazla strese maruz kalıyor ve çoğu zaman bu stres iş performansında düşüş gibi negatif etkiler yaratıyor.

2014 yılında Gary D. Sherman tarafından yayınlanan iki makalede, Boston şehrinde çalışan “lider olmayan insanlar”,  Harvard’daki bir eğitim programına katılan askeri ve idari kurumların orta-üst kesiminde çalışan insanlarla kıyaslanıyor. Lider olmayanların stres için fizyolojik bir belirleyici olan tükürükteki daha yüksek kortizol seviyesine ve psikolojik bir belirleyici olan anksiyeteye sahip oldukları ortaya çıkıyor.

İkinci çalışmada ise askeri ve idari liderler üzerinde, kontrol sahibi olmanın stresi azaltmaya etkileri araştırılıyor. Kontrolü ölçmek için araştırmacılar, bu insanların emrinde çalışan insanların sayısına, direk verdikleri raporlara, karar vermedeki yetkinliklerine bakıyor. Sonuçlar, daha çok insana liderlik yapanlar ve kontrol sahibi olanların daha az stres altında olduğunu bildirilen anksiyete ve düşük kortizol oranının yardımıyla açıklıyor.

Bu iki çalışmanın desteklediği diğer araştırmada ise İngiliz hükümetinde alt seviyelerde çalışan insanların yüksek hiyerarşideki insanlara göre daha fazla kalp hastalıklarına sahip olduğu ve yaşam sürelerinin daha kısa olduğu görülüyor.

Ölümcül stres ve Kamçılayıcı Stres

Bu kadar kalp hastalığı araştırmasına konu olmasının yanı sıra, stres aslında o kadar kötü bir şey değil. Aslında sadece ne tip ve ne kadar strese sahip olduğunuz önemli. Çok az stres insanı sıkarken, çok fazla stres insanı hayattan bıktırabilir. Stresin belli derecede olması, yani “kamçılayıcı stres” dediğimiz tipi, insanların performanslarını optimum düzeyde tutmalarında bir etken.

“Öldürücü stres” , yani işinizdeki kontrol eksikliğinden gelen stres, sağlıklı değil ve insanlarda savaş,kaçış , donma ya da anormal takip isteği uyandırıyor. Bu davranışlar da normal ilişkileri zedeliyor, iş ortamındaki üretkenliği ve yeniliği azaltıyor. Üretkenlik ve performansı en iyi hale getirmek için , iş ortamında kamçılayıcı stresi barındırarak öldürücü stresi nötralize eden bir kültür oluşturmak gerekiyor.

Stresi İyileştirmek için Bağlantı Kurun

Michael Stallard’ın Bağlantı Kültürü adlı kitabında bahsettiği üzere , stres konusunda üç farklı kültür olduğunu savunuyor: bağlantı kültürü, kontrol kültürü ve farksızlık kültürü.

Kontrol kültürlerinde, güç, kontol, etki ve statüye sahip olan insanlar, lider olmayan insanları yönetiyorlar ve onların kendilerini yeteri derecede zorlayacak pozisyonlara gelmelerini istemiyorlar. Böyle kültürler ölümcül stresin altında kalırlar ve kamçılayıcı stresi yeterince öne çıkaramazlar.

Farksızlık kültürlerinde ise, insanlar işleriyle ilgilenmekle o kadar meşgul oluyorlar ki sağlıklı, destekleyici ilişkiler kuramıyorlar ve insanları doğru rollere oturtamıyorlar. Bu kültürlerde de ölümcül stres, kamçılayıcı stresin önüne geçiyor.

Yalnızca bağlantı kültürlerinde liderler ölümcül stresi olabildiğince azaltıp, kamçılayıcı stresi ön plana çıkarabiliyor ve lider olmayanlar ile ortak bir kimlik, empati ve anlayışta buluşabiliyor. Fizyolojik olarak bakıldığında bu bağlantılar strese bağlı nörotransmiterleri ve hormonları azaltırken, beynin ödül kısmındaki aktiviteyi artırıyor. Bu kültürde yaşayan ve lider olmayan çalışanlar , daha iyi bir kontrol hissine sahip oluyor; bu da onları daha hevesli ve enerjik yapıyor ve iş ortamını olumlu etkiliyor.

İş hayatındaki iletişim ve bağlantı zenginliği daha çok üretken ve daha mutlu bir ortam yaratıyor ve çalışanların o işi seçip sevmesinde en büyük etken oluyor.

Kaynak:http://www.entrepreneur.com/article/253100

What Every Leader Should Know About Stress

Meva Himmetoğlu

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir